11 Mayıs 2014 Pazar

Batı Anadolu'nun Gizemli Uygarlığı: Frigler (M.Ö. 1.200 - M.Ö. 300)


Tarih maratonunda kendimi en çaresiz hissettiğim anlar, konuya ilişkin basılı kaynak bulamadığım dönemlere denk geliyor. Bazı konularda aşırı takıntılı davranabileceğim için, sizlere bir uygarlık hakkındaki önemli kitapları tanıtabilmek için o uygarlığa özel olarak yazılmış hususi kitapların bulunması gerekiyormuş gibi bir tavır takındığım zaman da oluyor. İşte Frig uygarlığı benim bu çaresizliği derinden yaşadığım uygarlıklardan birisi. Genel eski çağ tarihine ilişkin bilgi veren hacimli eserler dışında, bu uygarlığa özgülenmiş ayrı kitaplar bulabilmem ne yazık ki mümkün olmadı. Bu konu üzerinde fazla da durmadım, çünkü Yapı Kredi Yayınları klasiği olan bir ansiklopedim olması ve bu uygarlığa ilişkin geniş kapsamlı bilgilerin bu eserde bulunması işimi biraz daha kolaylaştırdı. Yine de karşılaştırmalı olarak bilgi sahibi olabileceğim birden çok kitabım olsaydı, daha eksik bilgi vermemekle birlikte daha tatmin olmuş bir şekilde devam edecektim maratonuma. O yüzdendir ki, mevzu bahis Frigler olduğunda yeni kitaplar bulursam sizlere tekrar tanıtmayı düşünüyorum. Bu girizgaha neden ihtiyaç duydum? Çünkü uygarlığa ait düşüncelerimi yazacağım yazıdaki kitap hariç, size sadece bir kitap tanıtabileceğim. Bu kitapta da, Frig uygarlığından daha çok, Dağlık Frigya bölgesine kendini adamış bir arkeolog olan Hollandalı arkeoloji profesörü Emilie Hespels'in Frigya kazı notlarını içeren günlüğünü oluşturuyor. Frigya ve Frig uygarlığına ilişkin çok fazla bilgi vermese de okunmasını tavsiye edebileceğim bir eser. Buyurun beraber bakalım ve tarih maratonumun en kısa tanıtımlarından biri ile yazıya devam edelim.

Bir Arkeoloğun Anıları: Frigya, Ben Gezginlerin Sonuncusuyum - Emilie Hespels

Kitabı satın alırken, Frigya ile ilgili bir şeyler öğrenebileceğimi düşünmüştüm. Tanıtım yazısı pek fazla açık değildi ve internet üzerinden yapılan alışverişin cilvelerinden birini yaşayacağımı düşünmemiştim. Tam olarak yürütmekte olduğum maratonun içeriğine uygun bir kitap olmasa da okuduğuma çok memnun olduğum bir kitap temin etmiş oldum. Sizlere tanıtacağım kitap Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafından basılmış. Karton kapaklı 250 sayfa. Ayrıca kitabın son bölümünde kuşe kağıda basılmış bir çok resim ve en sonunda da Emilie Hespels'in kazı çalışmalarını yürüttüğü bölgenin bir paftasını bulabiliyorsunuz. Emilie Hespels'in kazı günlüklerinin yanı sıra, bu kazıların bazı bölümlerinde kendisine eşlik etmiş olan Halet Çambel'in, kitapta bahsedilen olaylarla ilgili olarak kendi görüşlerini aktardığı italik harflerle ayrılmış bölümlerde mevcut. Sanki o gün yaşananlara sonradan sunulmuş cevaplar gibi. Emilie Hespels dağlık Frigya bölgesine tamamıyla kendini adamış bir arkeolog. Bu uğurda ilk kazılarda karşılaştığı iletişim sorunlarını halletmek için Türkçe öğrenmiş ve ilerleyen yıllarda yapılan kazı kampanyalarında herhangi bir çevirmene ihtiyaç duymaksızın kazılarını ifa edebilmiş. Genel itibariyle Frigler hakkında pek bilgi alabileceğiniz bir kitap değil. Ancak bir günce olması sebebiyle anlatımı çok akıcı. Dönemin Türkiye'sine ve Türk insanına bakışı bazı noktalarda rahatsız edici olsa da bu günceden çıkartılabilecek önemli dersler de mevcut. Yine de batılı akademisyenlerin, Türk kültür ve medeniyetinin çok eski köklere dayanmadığı yönündeki düşüncelerin Cumhuriyet yıllarında da var olduğunu görmek imkanı bulmuş oluyorsunuz.

Yabancı bir arkeoloğun gözünden, hem kazı dönemlerindeki Türkiye Cumhuriyeti hakkındaki görüşlerini, hem arkeoloji de Friglere ilişkin muazzam keşiflerin nasıl yapıldığını, hem de bu işin zorluklarına ve karşılaşılabilecek macera dolu bir serüvene ilişkin birçok şey okuma fırsatını vaat eden bir kitap. Açıkçası Emilie Hespels'in II. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul'da uğramış olduğu akademik haksızlıklara okurken bile zor tahammül ettim. Kitap içerisinde Hespels'in kendince adlandırdığı, lakap taktığı kişilerin kim olduğuna ilişkin kitabın sonunda bir küçük kişiler sözlüğü de mevcut. Kitabı derleyen Dietrich Berndt'in Hespels hakkında söylemek istediklerini ve bu kitabın hazırlanışı hakkında verdiği bilgiler de çok ilginç. Aslında Frigler'e ilişkin bilgilenmeyi umut ederken, Hollandalı bir arkeoloji profesörünün, arzulu ve yoğun emek içeren çalışmasının nasıl takdir edilmediğini ve bu kitabın bir nebze de olsa, haklıya hakkının teslim edilmesi açısından önemli bir dönemeç olduğu yönünde bende ciddi bir kanaat uyandırdı. Dağlık Frigya bölgesini gezerken 1938, 1951, 1958 yılları arasında geçen kazı kampanyalarında, araştırılacak bölgeler ve yakınlarındaki köylere ilişkin o kadar detaylı ama kısa bir anlatım var ki, bir anlamda arkeolojik turist rehberi gibi kitap. Elbette kitabın yazarı olan profesörün ara ara, hem Friglere, hem de onlarla ilişki içerisinde olan Kimmerler, Romalılar, Lidyalılara ilişkin görüşlerini aktardığı yerler de mevcut.

Ancak kitap akademik bir çalışma niteliğinde olmadığından ve amacı akademik tespitler veya kazı sonuçlarının yayınlanmasını hedeflemediğinden, bu kitap ile Frig uygarlığına dair edineceğiniz bilgiler; zorlu bir coğrafyada yer almaları ve Emilie Hespels tarafından Dağlık Frigya ve Midas Kentinde çekilmiş en yakın tarihlisi 1958 olan siyah-beyaz resimler olacaktır. Kitapla ilgili belirtebileceğim tek olumsuzluk kağıt yapısı ile ilgili. Kaliteli bir kağıt olabilir ancak, kağıt kalınlığı sebebiyle sayfaları çevirmek bazen eziyet olabiliyor. Kitabı okurken sürekli; "acaba sayfa mı atladım" diyerek hangi sayfada olduğumu kontrol etmek açıkçası biraz yorucu oldu. Belki bu tip kağıt daha kalitelidir. Yine de beni özellikle yolculuk sırasında okumaya çalıştığımda epey zorladı. Frigya hakkında bilgi edinmek için yetersiz, ancak iyi bir günlük ve yarı-biyografi diyebileceğimiz bir tarzda kitap okumak istiyorsanız muhakkak tavsiye ederim.

Tarih maratonu ile tek hedeflemiş olduğum şey, sadece sizlere bu konuda bir uygarlığa özgülenmiş kitapları tanıtmak değil. Kendim için de bir araştırma temeli oturtmaya çalışıyorum. Dolayısıyla etüt ettiğim uygarlıkları sadece sizlere tanıttığım kitaplar üzerinden değil, genel olarak eski çağ tarihini anlatan kitaplar, ansiklopediler ve internet vasıtasıyla edinmiş olduğum bilgiler üzerinden de sizlere sunmaya çalışıyorum. Bu sebeple, Kenger(Sümer) uygarlığını tanıtmaya başladığım günden bu yana ayrıca düşünce yazıları kaleme alıyorum. Bu yazılar vasıtasıyla da sizlerle bilgilerimin bir bölümünü paylaşıyor, kalan kısmını öğrenmek istemeniz için kendimce bir gayret uyandırmaya çalışıyorum. Bu zamana kadar kaynak konusunda beni Frigler kadar zorlayan başka bir uygarlık çıkmadı. Kaldı ki bazı noktalarda çok gizemli bir uygarlık aynı zamanda. O yüzden bir sonraki yazımda, bu zamana kadar diğer uygarlıklar için yazdığım kadar uzun olamayacak bir düşünce yazısı kaleme alacağım. Frigler hakkındaki tezleri ve düşüncelerimi aktaracağım. Korkum ise Friglerden sonra tahlil etmeyi istediğim uygarlık olan Kimmerler'e ilişkin. Zira bu uygarlık ile alakalı ansiklopediler ve genel tarih kitapları dışında, bir romandan ve Barbar Conan serisinden başka bu uygarlığa özgülenmiş bir kitap veya bilgi yok. Bakalım bu durumda neler yapabileceğim?

Friglerle ilgili düşüncelerimi aktaracağım yazımda tekrar buluşmak dileğiyle.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...